Eylem Çağrısı Boş, Dosyalar Dolu
Toplu sözleşme sürecinde sergilediği çelişkili tavırlarla emekçilere bir arpa boyu iyileştirme dahi sağlayamayan; Meclis’teki bütçe görüşmeleri maratonunda son viraja girildiğinde ise Ankara’dan Burdur’a kaçan Buçuk Ali’nin yarınki eyleminden hiçbir sonuç alınamayacağı artık gün gibi ortadadır. Sırf gündemde kalabilmek için yapılan bu beyhude çabanın üyeler de pekala farkındadır. Teşkilat toplantılarında söz vermeye değer görmediğin o cefakar üyeler, emin ol ki yarınki eylemine de bir değer katmayacaktır. Çünkü yok sayılanın çağrısına icabet olmaz. Üyesinin cebine giren maaşı dahi bilmeyen bir genel başkanın eylem çağrısı tabanda asla karşılık bulmaz ve hiçbir hükmü yoktur.
Sultanbeyli Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde davanın asıl yükünü çeken arkadaşlarımız hala kirada otururken, kendi mal varlığını ve yakınlarının üzerindekileri açıklamaktan imtina eden bir genel başkanın eylem daveti asla samimi bulunmaz. İnandırıcılık nutuk çekmekle değil, bizzat hayatın içinde duruşla kurulur. Sen eylemini genel merkezdeki saz arkadaşlarınla, kooperatif ortaklarınla, profesyonel maaş alan şube başkanlarınla ve o meşhur Serdivan ekibinle yapabilirsin. Ancak emeğiyle geçinen, ay sonunu getiremeyen, yüksek kiralarla boğuşan gerçek üyeyi bu tiyatro sahnesine figüran yapmaya kalkma.
Sekizinci dönem toplu sözleşme sürecinde emekçiler 18 Ağustos 2025’te Ankara meydanlarını doldurmuştu. O gün alanlar tıklım tıklımdı ve beklenti çok büyüktü. Ali Yalçın ise kameraların karşısına geçip Hakem Heyeti’ne inanmadığını, güvenmediğini yüksek perdeden haykırıyordu. Peki sonra ne yaptı? Aynı Hakem Heyeti’ne tıpış tıpış üye göndererek emekçileri ve emeklileri masada sattı. Bu da yetmezmiş gibi Hakem Kurulu’ndan çekildik diyerek milyonlarca memur ve emeklinin aklıyla adeta alay etti. Yetkili sendikanın başkanı olarak örgütlülüğün gücünü masaya yansıtamadı. Zaten yansıtamazdı. Çünkü bir sendikacının arkasında kabarık dosyalar varsa, o sendikacı ne zaman mücadeleyi yükseltmeye kalksa o dosyalar önüne sürülür. O saatten sonra da sendikacılık biter, koltuk muhafızlığı başlar.
Bütçe görüşmeleri TBMM’de tüm hararetiyle devam ederken, asıl yeri Ankara ve Meclis olması gereken yetkili sendika başkanı, emekçinin geçim derdini bir kenara bırakıp sallanan koltuğunun derdine düşmüştür. Taşradaki huzursuzluğu bastırmak ve kurucu değerlere aykırı kurduğu bu şahsi menfaat düzenini korumak için Burdur yollarına düşmüştür. Toplu sözleşmede tutarsız, ikircikli ve çelişkili tavırlarıyla emekçiyi mağdur eden Buçuk Ali’nin bu eylemi hak aramak için değil, sadece gündemi meşgul etmek içindir. Artık taban her şeyin farkındadır ve bu boş eylem çağrılarına karnı toktur.
Yazar: Yıldırım Demirci
Ali Yalçın eylem çağrısı, Yıldırım Demirci yazıları, Memur sen toplu sözleşme süreci, Sendikal mücadele ve dosya iddiaları, Memur maaş zamları eleştirisi, Hakem heyeti ve yetkili sendika, Bütçe görüşmeleri memur hakları, Sendikacılıkta samimiyet testi, Ankara memur eylemleri, Sendika başkanları mal varlığı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.